Denizli Barosu'ndan Siyasi Parti Kurultay Süreçlerine İlişkin Açıklama
Denizli Barosu, Cumhuriyet Halk Partisi'ndeki "mutlak butlan" kararına ilişkin bir açıklama yaparak, hukukun siyasi alanı dizayn etmek yerine hak ve özgürlükleri güvence altına alması gerektiğini belirtti.
Denizli Barosu, Cumhuriyet Halk Partisi'nde yaşanan ve büyük bir tartışmaya yol açan "mutlak butlan" kararı sonrası bir açıklama yayımladı. Baro, siyasi partilerin yapılarını Anayasa'nın güvence altına aldığını vurgulayarak, bu tür yargısal tartışmaların hukuk devleti ilkesi, seçim hukuku esasları, demokratik temsil hakkı ve halk iradesinin korunması açısından hassasiyetle değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.Baro, "mutlak butlan" gibi istisnai hukuki kurumlar üzerinden yürütülen tartışmaların, sadece ilgili siyasi yapıyı değil, demokratik siyasal düzenin bütününü etkileyebilecek sonuçlar doğurma riski taşıdığını belirtti. Açıklamada, hukuk devletinin öngörülebilirlik, kurumsal güven ve anayasal sınırlar içerisinde işleyen bir demokratik düzeni zorunlu kıldığına dikkat çekildi. Siyasal rekabetin yargısal süreçler üzerinden şekillendiği yönündeki toplumsal kanaatin güçlenmesinin, yargıya duyulan güveni ve demokratik kurumların meşruiyetini zedelediği ifade edildi.Mahkemelerin görevinin siyasal alanı belirlemek veya yeniden dizayn etmek değil, anayasal düzen içerisinde hukukun üstünlüğünü, temel hak ve özgürlükleri ve hukuk güvenliğini korumak olduğu vurgulandı. Demokratik toplum düzenlerinde siyasal meşruiyetin asli kaynağının millet iradesi olduğu belirtildi.Açıklamada ayrıca, seçimlerin yönetimi ve denetimi konusunda Anayasa ve ilgili mevzuat ile belirlenmiş görev ve yetki sınırlarının korunmasının, hukuk devleti ilkesinin ve kuvvetler ayrılığının doğal bir sonucu olduğu kaydedildi. Demokratik süreçlere ilişkin yargısal müdahalelerde, anayasal kurumların görev alanlarına ve seçim hukukunun temel prensiplerine azami hassasiyet gösterilmesinin zorunlu olduğu ifade edildi.Denizli Barosu, demokratik rejimlerde siyasal rekabetin asli zeminini mahkeme salonlarının değil, millet iradesinin oluşturduğunu hatırlatarak, hukukun siyasal alanı dizayn eden değil, hak ve özgürlükleri güvence altına alan bir denetim mekanizması olarak varlık kazanması gerektiğini savundu.Son olarak, Denizli Barosu olarak hukukun üstünlüğünü, yargı bağımsızlığını, demokratik siyasal yaşamı, seçme ve seçilme hakkını ve halk iradesinin meşruiyetini savunmanın, hukuk kurumlarının tarihsel ve anayasal sorumluluğu olduğuna inandıklarını belirten Baro, hukukun siyasal tartışmaların aracı değil, adaletin ve demokratik düzenin güvencesi olması gerektiğini vurguladı. Hukuk güvenliğini ve demokratik toplum düzenini zedeleyebilecek her türlü uygulamanın karşısında olduklarını kamuoyuna saygıyla duyurdu.